16 Aralık 2009

Zeytinyağlı Biber Dolması :)

16 Aralık 2009
   Geçenlerde arkadaşlarla otururken biri “Canım zeytinyağlı biber dolması çekti” dedi. Ben de “yarın yapalım o zaman” dedim. Sabah ilk iş, dolma yapmak için gerekli malzemeleri almak oldu. Biberleri bulmak biraz zor oldu. Bu zamanda taze biber bulmak da zor. Biberleri güzelce yıkadıktan sonra sap kısmından bıçakla güzelce oydum. Sonra içini hazırladım. Bizim oralarda bolca baharat kullanılır, bende sevdiğim için bolca baharat kullandım. İçinin daha rahat pişmesi için kırık pirinç kullandım. Her biber için bir yemek kaşığının ucuyla pirinç koydum. Zaten içi için hazırladığım diğer malzemelerle dolacaktı. Ben malzemelerini şöyle sıralayayım:
-    Kırık pirinç (her biber için yemek kaşığı ucuyla)
-    2 diş sarımsak
-    1 küçük soğan
-    Bir tutam maydanoz
-    Bir adet domates
-    Salata yaparken kullanılan ölçüde nar ekşisi
-    Zeytinyağı
-    Biber salçası (yemek kaşığının yarısı kadar)
-    Az domates salçası
-    Bir yemek kaşığı bulgur ilave edilebilir
-    Tuzu unutmayın :)
İçini hazırladıktan sonra güzelce karıştırıp, bir çay kaşığıyla içlerini bastırmadan yarıyı geçecek kadar doldurdum. Sonra ağızlarını, kesmiş olduğum dilim domateslerle kapattım. Biberlerin ağzını açarken çok açmamaya dikkat ediniz. Pişerken sıkıntı yaratabilir. Biberleri tencereye ağızları yukarı gelecek şekilde koyup ağız seviyesi kadar su ilave edelim ve kapağını kapatıp orta ateşte pişirmeye başlayalım. Arada kontrol edelim ki duruma göre altını kısalım. Ortalama 40 dakikaya pişecektir. Tabi biberlerin ne kadar taze olduğuna bağlı. Piştiğini anlamak zor olmasa gerek. Biberlerin ağzından pirinç tanelerini görmeye başladığınızda, biberleri de kontrol ederek, piştiğini anlayabilirsiniz. Son olarak, altını kapatıp, az soğumasını bekleyin ve sonra bir tavada zeytinyağını ısıtıp, içine sarımsak-pul biber-nane 3’lüsünü hafif yağda yakarak tenceredeki dolmaların üzerine dökünüz. Yemeğimiz servise hazır. Afiyet olsun!  (acep bir zeytinyağlı dolmacısı mı açsak?)

 
 
 

Devamını okuyun!

11 Aralık 2009

THE END!

11 Aralık 2009

Nihayet DTP kapatıldı! 2 seneyi aşkın bir zamandır devam eden kapatma davası bugün sonuçlandı. Partinin tüm mallarına, hazineye bırakılmak üzere, devlet el koydu! Bazı kurucu ve üyelere 5 yıl siyasi yasak getirildi. Özellikle Ahmet TÜRK ve Aysel TUĞLUK gibi milletvekillerinin vekilliklerini düşürdü.
      Anayasa mahkemesi 140'dan fazla delille bu zamana kadar her ayrıntıyı değerlendirerek bu sonuca vardı. Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kadar ayrıntılı ve kaliteli bir çalışma felsefesiyle böyle bir sonuca ulaşmıştır. Eminim bu parti bundan sonraki ilk adım olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuracaktır. Bunun dışında halkı kışkırtarak Vatanın ve Milletin Bölünmez Bütünlüğüne zarar vermeye çalışacaktır.
     Provokasyonların şimdiden başlayacağını  tahmin ediyorum. Ama bir sonuç alacaklarını hiç sanmıyorum! Kararla ilgili gelişmeleri merak edenler resmi gazetede tüm ayrıntıları öğrenebilir. TÜRK MİLLETİNE hayırlı uğurlu olsun!

Devamını okuyun!

08 Aralık 2009

Dönmeye Değil, Ölmeye Geldiniz ŞEREFSİZLER!!!

08 Aralık 2009


Susuyorum susuyorum nereye kadar! Ulan günlerdir ortalığı karıştırmaya çalışıyorsunuz, vatanı bölmek için elinizden geleni yapıyorsunuz! Belli ki “Ya Sev, Ya Terket” felsefesiyle hareket etmiyorsunuz! Ulan size şuradan toprak versek “Alın ne yapıyorsanız yapın” desek birbirinizi yersiniz. Koskaca T.C. Devletinin kanatları altında yaşamaya hayır diyorsunuz! Yeter artık! Söyleyecek çok şey var aslında ama size değmez! Sizin amacınız belli! Benim amacımda belli!!!! Buradan gitmiyorum ve bundan sonra öğrencilerime sadece vatan millet aşkını aşılıyorum.. müfredatı da değiştirdim programıda... ortaya canımı koyuyorum... ayrım yapan şerefsizler duysun!!! Kürtlerden nasıl vatansever olurmuş görsünler!!!

Devamını okuyun!

05 Aralık 2009

Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?

05 Aralık 2009


    Elhamdulillah hepimiz islamın gereklerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu gereklerden biri de namaz kılmaktır. Çoğumuz elimizden geldiğince ve maneviyatın gücü yettiğince 5 vakit kılmaya çalışıyoruz. En çok zorlandığımız ise sabah namazı oluyor.

    Uykunun en tatlı olduğu vakitte uyanıp, hele de kış mevsimiyse, buz gibi sudan abdest alıp namaz kılmak o kadar zor geliyor ki? Bu durum sadece şeytanın işine geliyor! Özellikle bu aralar o kadar çok yoruluyorum ki... öğretmen olan bilir, hele de köy öğretmeniyseniz...
   
    Sabah namazına kalkmak o kadar zor geliyor ki! Telefonun alarmını kurup uyuyordum. Ama artık o da fayda etmez oldu. Uyanamıyor oluşum beni çok rahatsız etti ve ben de bir çözüm yolu buldum. Bilgisayarıma ezan programı kurmuştum. Bilgisayar açık olduğunda ezan vakti geldiğinde otomatik olarak ezan okunmaya başlıyor.

     Geçenlerde yatarken aklıma çok iyi fikir geldi! Yatarken bilgisayarımı kapatmayacak ve ses sistemini bilgisayara bağlayıp sabah ezan vaktinde bilgisayarımdan okunan ezanla uyanacaktım. Bilgisayarımı açtım ve ses sisteminin sesini sona kadar getirdim. Namaz vakti öyle güçlü bir ezanla uyandım ki...

     Artık çözüm yolunu bulmuştum ve o günden beri sabah namazlarını kaçırmaz oldum. Hem de vaktinde kalkıyordum. O sabah köylülerden biri yanımdan geçerken sordu:
-Hoca, sabah erken sizin evden ezan sesi geliyordu?
-Evet, eve cami yaptık ve yeni bir hoca aldık :)
- !!!
    
   Bir an bu espiriye inanacak sandım :)

Devamını okuyun!

 
Design by Gediksaray.com Distributed by Bestami PALTA